Türkiye'nin ilk,tek ve en büyük Türkçe mücadele sporları haber ve portal sitesi www.turkdosport.com
ÜYE OL
133435 - SAVAŞ VE SAVUNMA SANTLARI EĞİTİM CD LERİ.
59834 - Boks.
58029 - BRUCE LEE ve JEET KUNE DO Hakkında sizin yorumlarınız.
48659 - Vücut Geliştirme ve Üniversite sporları.
36097 - Ayhan KISRURE KİM ?
Sizin Fotoğraflarınız

Spor içerikli fotoğraflarınızı ve konusunu anlatan yazı ile bize gönderin yayınlayalım

» Yüklü Fotoğraflar
   » EFSANENİN RESİMLERİ
   » YAZILARINIZ ve YORUMLARINIZ
 
   » BRUCE LEE KİMDİR ?
   Yeri doldurulamayan efsane
   dövüşçü Bruce lee ve sistemi jet kune do ile    ilgili tüm detaylar

Türkiye’nin ilk,en büyük ve tek Mücadele sporları Türkçe portal sitesi www.turkdosport.com tüm Türk sporcularının hizmetinde.

Ülkemizde Mücadele sporları ile ilgili Web ortamında yeterli derecede kaynak bulunamayan ve gerçek bilgilerin çok az olduğu bu dönemde sizlerle on seneden bu yana hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Sifu:Ayhan KISRURE

kung-fu
wu shu

karate-do
taekwon-do
Sayokan
Sanguc-hi
aikido
judo
capoeira
jeet kune do
Ji jutsu
ninjutsu

ninja
samuraylar
boks
güreş
sumo

hapkido
kıck boks
muay thai

thai boks
thai kıck boks
savate
ashihara
kyokushin
jiu jitsu
kendo
thai chi
k-1
A1 world combat
super league
jackie chan
shaolin
wing tzun
WT
bruce lee
jet li

jacki chan

tony ja

 
 
AIKIDO
Aikido, Morihei Ueshiba (1883-1969) tarafından geliştirilmiş bir Japon savaş sanatıdır. O Sensei Ueshiba, yaklaşık 900 yıllık Daito Ryu Aikijutsu tekniklerini, kendi aydınlanma yolunda kazandığı anlayışıyla yoğurarak farklı bir savaş sanatı olan bugünkü aikido formunu ortaya koymuştur.

Aikido, Morihei Ueshiba (1883-1969) tarafından geliştirilmiş bir Japon savaş sanatıdır. O Sensei Ueshiba, yaklaşık 900 yıllık Daito Ryu Aikijutsu tekniklerini, kendi aydınlanma yolunda kazandığı anlayışıyla yoğurarak farklı bir savaş sanatı olan bugünkü aikido formunu ortaya koymuştur. Aikido,

Japonya'da 20. yy'ın ilk yarısında doğmuş ve geliştirilmiştir.
Ueshiba 19. yy sonlarında küçük bir kasabada doğmuş, çok küçük yaşlardan itibaren Budoya ilgi duymaya başlamıştır. Budoyu öğrenmek amacıyla tüm ülkeyi karış karış dolaşmış, devrin en büyük ustaları ile ilişki kurup onların öğrencileri olmuştur. Savaş sanatlarının tamamını kısa sürede öğrenmiş ve ustalık mertebesine ulaşmıştır.

Özellikle KITO ve DAİTO RYU AİKİJUTSU sanatları ile ülkenin kılıç geleneğini sürdüren YANGU ailesi ustalarından öğrendiği KENDO (kılıç sanatı) son derece ilgisini çekmiş ve bu dallarda yoğunlaşmıştır. Judonun doğuşuna da tanık olmuş, gelişmesine çok katkıda bulunmuştur.
Ancak bu genç adam her Budo dalında uzmanlaşmasına rağmen sürekli bir eksiklik duygusu içerisindeydi ve bu çalışmalardan tatmin olmamaktaydı. Sonunda kendini felsefeye ve daha sonraları dine verdi ve bir gün gerçeğe, aradığı noktaya ulaştı.

Sevgi ve uyum, barış ve şefkatin "yol" u Aikido doğmuştu. Tamamen yeni olan bu öğreti, savaşlara karşı doğayı ve yaratıcının tüm varlıklarını korumaya yönelik, doğayla, evrenle bir bütün olma sanatıydı ve Budo'nun tamamının üzerinde yer almaktaydı. Aikido çok kısa zaman içinde tüm Japonya'da duyuldu ve yaygınlaştı. Şu sıralar Japonya da 1300'e yakın üniversitede ders ve bir spor branşı olarak okutulmaktadır.

1. Dünya savaşında dahi yayılma hızı düşmeyen Aikido, savaştan sonra yakınlaşan Japonya-ABD ilişkileri ile ABD'ye, oradan da Avrupa'ya sıçramıştır. Batıda Aikido barışçıl ruhu, oryantal felsefesi ve bitmek tükenmek bilmeyen estetik teknikleri ve doğal egzersiz yöntemleriyle özellikle entelektüel kesimce ilgi görmüş ve hemen hemen tüm Avrupa ve Güney Doğu Asya ülkelerinde aynı hızla yayılmaya başlamıştır.

Boyutları sadece düşmanı öldürmenin ötesine ulaşmış ve birçok öğeyi kucaklayarak günlük yaşama dönüşmüştür. Ölüm yollarından yaşam yollarına doğru geçiş yapmıştır. Gelişimi O' Sensei Morihei Ueshiba'nın ölümünden etkilenmeksizin sürmüş ve sürecektir.
Aikido, bugün pek çok dünya ülkesinde 7'den 70'e kadın, erkek ve de çocuklar tarafından yapılmaktadır.


AİKİDO NEDİR?


Tamamıyla fiziksel bir düzeyde bakarsak jiu-jitsu'dan türetilmiş bazı fırlatışlar ve e klem kilitleri ile kenjutsu kaynaklı atışlar ve bazı diğer teknikleri barındıran bir sanat sayılır. Aikido rakipleri yumruklamaya ya da tekmelemeye odaklanmaz. Onları kendi enerjilerini kullanarak kontrollerini ele geçirmeye ya da fırlatışlarla sizden uzaklaştırmaya önem verir. Statik bir sanat değildir, harekete ve hareket dinamiğine büyük önem verir.

Daha yakından bakıldığında ise Aikido'yu uygulayanlar onda aradıklarını bulacaklardır; uygulamalı kendini savunma teknikleri, manevi aydınlanma, fiziksel sıhhat ya da zihinsel barış. O Sensei uyum ve barışın gelişimine büyük önem vermiş ve bu sanatın ahlakî ve manevî yönlerini vurgulamıştır.
"Aikido"nun bir tercümesi "Ruhun Uyum Yolu" olarak yapılabilir. Bugün birçok stil ruhanî yönlerini farklı seviyelerde vurgulasalar da bu ilke Aikido için hâlâ geçerlidir. Her ne kadar barış ve uyumu arayan bir savaş sanatı bir paradoks olarak görülse de; bu, Aikido'nun en temel prensiplerinden biridir.


Dojo kuralları

Aikido'yu birçok şekilde özetlemeye çalışabiliriz ama hiçbiri tam olmayacaktır. Bu yüzden Aikido'nun herhangi bir önyargı olmaksızın kendileri için ne anlama geldiğini onu uygulayanlara bırakalım.
1.) Tüm Uzakdoğu felsefesinde ve özellikle Japonya'da "saygı" kavramı çok önemlidir. Bu nedenle bir Dojo'ya girdiğinizde önce Dojoya, sonra oradaki insanlara selam vererek onlara saygınızı gösteriniz.

2.) Temizlik yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir saygı göstergesi ve disiplin eğitimidir. Kendinizi ve Aikido elbisenizi daima temiz tutunuz.

3.) Dojo temizliği, kişisel temizlikle eş değerdedir. Her çalışmadan önce veya sonra Dojo temizliğine katılınız. Bazı Dojolarda tatamiler (minderler) her ders toplanıp kaldırılır. Bu nedenle tüm öğrenciler minder taşımaya yardım etmelidir.

4.) Çalışmaların başındaki ve sonundaki seremoniler, Aikido eğitiminin önemli bir parçasıdır. Her öğrenci, derse zamanında gelmekle yükümlüdür.

5.) Tatamide uygulanacak tek oturma şekli SEİZA'dır. Bağdaş kurmak ya da başka bir şekilde oturmak yalnızca, hocanızın iznini alarak veya rahatsızlık durumlarında uygulanabilir. Ancak hiçbir zaman Dojoya yakışmayan saygısız biçimde olamaz.

6.) Aikido bir savaş sanatıdır. Bu niteliği unutulmadan çalışılmalıdır. Çalışma alanı önemli bir neden olmadan, mecbur kalınmadıkça terk edilmemelidir. Çalışmaya ara vermek ya da bırakmak için mutlaka hocanın izni alınmalıdır.

7.) Çalışmanın bölünmemesi ve dikkatlerin dağılmaması için cep telefonu, alarmlı saat vb. gürültülü cihazlar önceden kapatılmalı, derse geç kalınmışsa sessizce mindere çıkıp hocanın izni alınarak derse katılınmalıdır.

8.) Hoca bir tekniği gösterirken, çalışma alanının kenarında oturun ve tüm dikkatinizle izleyin. Bu esnada konuşmak, başka yere bakmak, elbiseyle oynamak, yüzünü silmek vb. davranışlarda bulunmak doğru değildir. Bu durum hem diğer öğrencilerin, hem hocanın, hem de sizin dikkatinizi dağıtır. Hoca bir tekniğin bittiğini işaret edince hemen çalışmaya ara veriniz ve süratle çalışma alanını meşgul etmeyecek şekilde oturunuz.

9.) Eğer hoca çalışma sırasında bir öğrenci ile özel olarak ilgilenirse, o bölümdeki öğrenciler çalışmaya son verip oturmalı ve hocanın açıklamalarını dikkatle izlemelidirler. Açıklaması bittikten sonra hoca arkasını dönmüş bile olsa selam verip çalışmaya devam etmelidirler.

10.) Aksine bir şey söylenmedikçe tatamide bir yerden bir yere gidiş "ŞİKKO" ile yapılır. Şikko, seiza otururken, dizlerinin üzerinde yürümek suretiyle gerçekleşir.

11.) Aikido öğrenme konuşma ile değil, kendini eğitime verme ve çok çalışma ile olur. Çalışma sırasında konuşma en az düzeyde tutulmalıdır. Hiçbir zaman ortada ilgisizce dolaşmayın, durup beklemeyin, her an çalışır durumda olun. Eğer sıranızı bekliyorsanız, seizada oturup çalıştığınız kişileri (başkalarını değil) izleyiniz.

12.) Hocaya soru sorulması gerektiğinde (teknikle ilgili ya da izin almak için) kimseye engel olmayacak, dikkati dağıtmayacak şekilde yanına gidin ve selam vererek hocanın ilgilenmesini bekleyin. Cevabınızı aldıktan sonra yine selam vererek aynı şekilde yanından ayrılın. Hiçbir zaman işaretle ya da yüksek sesle hocayı yanınıza çağırmayın. En iyisi soru sormak için hocanın boş zamanını beklemektir. Hoca başkalarıyla ilgilenirken rahatsız etmeyin. (sakatlık vb. acil durumlar dışında) Eğer hoca öğrenciler arasında dolaşıyorsa, mümkün olduğunca yaklaşmasını bekleyin. Hoca meşgul ise ya da uzakta ise, tekniğin yapılışı ile ilgili olarak, size yakın eski öğrencilere (sempai) danışabilirsiniz.

13.) Sempai'ler (eski öğrenciler), kohai'leri (yeni öğrencileri) dojo kuralları ve tekniklerin yapılışı konusunda uyarmak, bilgilendirmek ve yardımcı olmakla yükümlü ve yetkilidirler. Bu konuda kohailerin sempailere, sempailerinde kohailere itiraz hakkı yoktur.

14.) Bir tekniğin yapılışı konusunda sempailerinizle veya hocanızla hiçbir zaman tartışmayın, onlara karşı gelmeyin. Eğer çalıştığınız kişi sizinle aynı düzeyde ve bir hareketin en temel ve kesin noktalarında bile hata yapıyorsa, konuşarak değil hareketin doğrusunu yaparak yol gösterebilir ya da karşınızdaki kişinin onurunu zedelemeyecek şekilde hocadan, o hareketi sizinle çalışmasını isteyerek hatalarını görmesini sağlayabilirsiniz.

15.) Unutmayınız ki hoca sizden muhakkak ki daha deneyimli ve bilgili kişi olarak size bildiklerini aktarmaktadır. Bu nedenle anlamsız ya da vakitsiz sorular sormak yerine öncelikle kendinizi yaptığınız işe vermeli, hocanın gösterdiklerini sorgulamadan en iyi şekilde uygulamaya çalışmalısınız. Ancak zamanı geldiğinde, kendi kendinize tüm sorularınızın cevabını bulduğunuzu göreceksiniz.

16.) Aikido dersine katılmanızı engelleyecek hafif sağlık sorunlarınız olduğunda (grip, sakatlanma, ameliyat sonrası, ilaç ya da alkol alma gibi) ya da derse katılamayacak kadar geç kaldığınızda hocanın iznini alarak dersi izlemelisiniz. Dersi izlemek de, derse girmek kadar hatta bazen daha da fazla öğretici olabilir. Derse hiç gelmemek yerine, dojoya gelip dersi izlemelisiniz.

17.) Devamsızlık halleri önceden hocaya bildirilmeli ve izin istenmelidir.


ÇALIŞMA ESASLARI


Aikido, kişinin kendini geliştirmesi, bedenini, aklını ve ruhunu eğitmesidir. Bu yolla başkalarına ve kendinize karşı içten, dürüst ve saygılı olmak çok önemlidir. Batıdakinden farklı olarak hocalık, bu sporda büyük bir onur ve saygıdeğer bir konumdur. Hocayı yalnızca size teknikleri gösteren kişi olarak görmeyiniz. O, size yaşamınız boyunca kullanacağınız bilgileri aktaran kişi, bir yol göstericidir. Ona her zaman saygı gösteriniz.

Aikido uyum üzerine kurulmuştur. Çalışma alanında hiçbir zaman kavgaya, güç denemelerine, yarışmaya yer yoktur. Aikido okulu egonuzu tatmin edeceğiniz bir yer değil; kişiliğinizi geliştireceğiniz, bilincinizi daha yüksek bir düzeye çıkarmayı öğreneceğiniz yerdir. Çalışmalarda değişik yaş, cinsiyet ve güçte insanlar bulunacaktır. Her ne kadar teknikleri tüm benliğimizle, kendimizi vererek ve gerçekçi yapmak gerekiyorsa da, karşımızdaki insanın bedensel sınırlarını ve bize aktardığı gücü göz önünde tutarak çalışmalıyız. Aikido'nun özü uyum olduğuna göre çalıştığımız kişiyle uyum içinde olmalıyız.

Selamlama, Aikido'da çok önemli olan saygılı olmanın,bunu göstermenin en güzel ve birinci yoludur. Aikido'da selamlama ayakta Japon tarzında eğilerek olur ya da seiza otururken yapılır. Selamlama saygınızı gösterirken bir yandan egonuzu eğitmenize de yardımcı olur. Dojo'ya girerken Dojoyu, tatamiye çıktığınızda tatamiyi; çıkarken de önce tatamiyi sonra dojoyu selamlamalısınız.
Her dersin başındaki ve sonundaki seremoniler öncelikle Aikido'nun kurucusu O'SENSEİ (büyük usta) MORİHEİ UESHİBA'ya olan saygımızı göstermek ve teşekkür etmek, sonra da birbirimize bu duygularımızı göstermek amacıyla yapılan bir selamlama sürecidir.

Dersin başında tüm öğrenciler kıdem sırasına göre, seiza oturarak, sağdan sola doğru dizilirler. Sağ başta en kıdemli öğrenciler, sola doğru yeni gelenler sıralanırlar. Her yeni katılan, sıranın soluna, en sona geçer. Bu sıralamadan sonra 'MOKSO' adı verilen küçük bir meditasyon yapılır.
Mokso kendinizi derse hazırlamak amacıyla, bedenimizi ve zihnimizi sakinleştirmek için yapılır. Sonra, Ueshiba'ya ve birbirimize selam vererek ısınma hareketlerine geçilir. Dersin sonunda da aynı sıralama düzeni içinde önce mokso yapılır ve selam verilerek ders biter.
Mokso ve selamlama bizi derse hazırlayan en önemli süreçtir. Bu nedenle geç kalmamaya çalışınız. Geç kaldığınızda eğer mokso ya da selam süreci başlamışsa dojoya girmeyip dışarıda bekleyiniz. Selamlama bittikten sonra içeri girip sessizce mindere çıkıp Ueshiba'ya ve hocaya selam verip derse katılınız.

Temizlik, hem kendinize hem başkasına duyduğunuz saygının bir diğer göstergesidir. Elbiselerimiz ve kendimiz her zaman temiz, bakımlı ve hoş kokulu olmalıdır. Tırnaklar kısa (ve kadınlar için makyajsız) olmalıdır.

Saçlar uzun ise dağılmayacak şekilde toplanmalıdır. Eğer tırnaklar uzun, makyajlı ya da saçlar dağınık olursa, hem çalıştığımız kişiye ya da kendimize zarar verebilir, hem de arkadaşımızın ya da kendimizin elbisesini kirletebiliriz. Böylece dikkatimiz, kendimizi ya da arkadaşımızı incitmemek ya da kirletmemek konusunda yoğunlaşacak ve konudan uzaklaşmış olacağız.
Saçların toplandığı malzeme de, aynı şekilde zarar vermeyecek malzemeden seçilmeli, çalışırken her türlü saat, süs eşyası, takı vb. çıkarılmalıdır. Tırnaklar diğer kişilere zarar vermemesi açısında kesilmiş olmalıdır. Erkekler ceket pantolon ve kemerden oluşan Aikido elbisesini giyerken ceketin içine fanila vb. gibi şeyler giymeyecekler, kadınlar ise ceketin içine beyaz bisiklet yaka fanila giyeceklerdir.

Kıyafetler de, kendimiz de zihnimizi ve ruhumuzu sadeleştirme çabamız gibi sade ve temiz olmalıdır.
Bu sanata dair başka öğe de sempai-kohai ilişkisidir. Kohai yeni öğrenci, sempai eski öğrencidir. Sempailer kohailere yardım etmek, yol göstermek; kohailer de sempailere saygı göstermek, onların bu yolda kendilerinden ilerde ve deneyimli olduğunu unutmamakla yükümlüdürler.
Kohailer, çekinmeden; ama saygılı bir biçimde selam vererek sempailerle çalışabilir, soru sorabilirler. Ancak antrenman sırasında konuşmanın en az düzeyde tutulması gerektiğini her iki taraf da hatırlamalıdır.

Çalışmalar sırasında genellikle eşli çalışılır. Bir saldırgan (uke), bir de savunan (tori ya da nage) olmak üzere iki kişi beraber çalışır.
Bir antrenmanda birçok kez hem saldıran, hem de savunan oluruz. Hem arkadaşımızın iyi öğrenebilmesi ve çalışabilmesi, hem de bizim öğrenmemiz için saldırırken mümkün olduğunca gerçekçi, dikkatli ve uyumlu olmalıyız.
Saldıran olduğumuzda, teknik bize uygulanıyor olduğundan iyi düşmek ve kendimizi incitmeyecek şekilde uyumlu olmakla, arkadaşımızın hareketi en iyi şekilde yapmasın sağlamakla yükümlüyüz.
Rolleri değişip savunan (hareketi uygulayan) olduğumuzda da saldırganın gücünü, fiziksel durumunu, Aikidodaki düzeyini dikkate alarak son derece uyumlu ve dikkatli çalışmalıyız. Arkadaşımızın iyi düşebilmesi, düşerken kendine ve başkalarına zarar vermemesi savunan kişinin sorumluluğundadır.

Aikido derslerinde zaman zaman ufak incinmeler, yaralanmalar olabilir. En basitinden bazen nefesinizi kontrol edemeyebilir ya da lensinizi düşürebilirsiniz, bu gibi durumlarda eğer antrenmana ara vermek gerçekten zorunlu olursa, mümkün olduğunca sessiz, dikkat dağıtmadan hocadan izin alınmalıdır.

Sadece çalışmaya ara vermesi gereken kişi izin istemeli, diğerleri ise çalışmaya devam etmelidir. Çok nadiren olmakla birlikte eğer incinen kişi kıpırdayamayacak durumda ise sadece onunla çalışan kişi kendisine yardımcı olmalıdır.

Tüm bu kurallar ve esaslar bir Aikido dersinin ve kişiler arası ilişkilerin uyumlu ,düzenli ve sağlıklı olması için gereklidir. Bunlar yüzyılların deneyimi ile oluşturulmuştur. Bu kurallara uymak öncelikle kişinin kendi gelişimi için gereklidir. Tüm kural ve esaslara uyulduğu sürece herkes gerçek ilerleme imkanına sahip olacaktır.


Ruhunun derinliklerine işleyen bir spor Aikido... Özgürlük ve sevgiyi temsil eden felsefesiyle son günlerin en çok tercih edilen Uzakdoğu sporu Aikido ile kendini yeniAİKİDO DA İDMAN SIKLIĞI

Pratik, iki yönde yapılmalıdır. Birincisi zihinsel pratik, ikincisi fiziksel pratiktir. Zihinsel pratikte asıl olan Aikido'nun ruhunu kavramaktır ve felsefesini öğrenmek, günlük yaşama yansıtmaktır. İstediğiniz oranda ve sıklıkta yapılabilir. Fakat, haftada en az 2 pratik tavsiye edilmektedir.
Aikido, kilitleme teknikleri ve savurmaları ile etkilidir. Sert hasım için acılı ve tehlikelidir. Yine de Aikido öğrenmedeki açık zorluklara rağmen, olay kişilerin üç önemli kuralı benimsemeleriyle başarılı bir şekilde sürdürülebilir. Bu kurallar 3'e ayrılır.

1-Pratik 2-Daha çok pratik 3-Yine pratiktir.
den keşfetmen elinde. Uzakdoğu sporları içinde ayrı bir yeri olan Aikido, özgürlüğü, doğa ve insana duyduğu sevgiyi ifade edenBu kurallarla birlikte, aşağıdaki unsurlarda mantıklı bir bakış açısı olarak önemlidir.

Rahatlamış bir kafa ve fiziksel tavrı muhafaza etmeyi öğrenmektir.
Bir mizah anlayışı geliştirmek.
Kendisine güveni geliştirmek için , kişinin kendisini zihinsel disiplin içinde eğitmesidir. Rahatlamanın genellikle fiziksel dinlenmeyi gösterdiği sanılır. Fakat Aikido bir zihinsel rahatlama durumunu vurgular. Çünkü; zihin fiziksel bakış açısından yorgun veya aktif olma hissini kontrol eder . İyi bir mizah anlayışı da Aikido'da büyük önem taşır.
Aikido'ya ilk başlayanlar için bir çok hareket ve teknikler moral bozucu bir deneyim olabilir. Öğrenci kendisini belirli tempoda tutmalı ve bir hareket bir, iki kerede kazanılmazsa öfkelenmemelidir. Hatalar kolayca kapatabilmeli ve öğrenci küçük hayal kırıklarından gülmeyi bir kere öğrendiği zaman, olumlu gelişme başlamıştır diyebiliriz . Bu rahatlama ve mizah konularını anlayarak tamamıyla gerçekleştirdikten sonra birey, sonuncusunu kazanmaya başlayacaktır. (Şahsi veya zihinsel disiplin)


felsefesiyle, dövüş sporlarından çok uzak bir anlayışı temsil eder. Aikido, kişinin çevresi, doğa vFELSEFESİ İLE AİKİDO


Aikido ruhsal uyumun yoludur. "Kurucu'su Morihei Ueshiba yıllarca süren uzun, son derece yoğun çalışmalar, araştırma ve geliştirmeler sonucunda onu ortaya çıkartmıştır. Aikido doğa ile bütünlesmek ve onunla tek bir parça olmaktır. Ne düello, ne müsabaka, ne rakip ne de hasım vardır. Sadece ruhumuz ve evrenin ruhu ile uyumlu bir eylemdir söz konusu olan. Aikido işte bu uyumun vücutla ifadesidir.

Aikido uzlasma ve barışın yoludur. Bu anlamda doğadaki tüm varlıklarla "bir" olmanın da vücutla ifadesidir. "Kurucu"nun da söyledigi gibi "uzlaşma ve barışın büyük yoludur ki o yolda pusulanın gösterdiği yön, tüm dinlerin cennet olarak tanımladığı yüce evrendir." Şu eski kasidede de bundan söyle sözedilir;

Şükürler, şükürler olsun sana ulu evren; Tanrıların tanrısınca tek bir aile olarak yaratılan... "Tanrı"nın evreninde hiçbir düşman, hiçbir hasım yoksa, tek bir aileysek, savaşmanıza neden gerek olsun?
"Yol" kavramını kazanmak için AİKİ-ZAFERİ durumunu kavramış olmamiz gerekmektedir. Bu tecrübe ancak ve ancak hiçbir zaman bitmeyecek Aikido çalışmaları ile edinilebilir. AİKİ-ZAFERİ veya MASAGATSU AGATSU -şu anlama gelir "Gerçek, zaferin kendisidir. Bu nedenle ben zaferle doluyum" Zaferler gerçeklerle kazanılacaktır.
Bu yolda sarsılmaz bir inançla tüm kötülüklerin üzerine gidilir ve bu yürüyüş daha ileriye götürülse ne yanlışın ne de doğrunun oldugu duruma ulaşılır. Bu noktaya ulaşırken bu zaferi biz kendi üzerimizde de kazanmalı, gerçek zafere ulaştığında biz de kendi üzerimizde zafere ulaşmalıyız. Böylece herbirimize verilmiş olan görev yerine getirilmiş olacaktır. Gerçekten bu görevi yüklenirseniz o sizin kendinizi tatmin etmenize izin vermeyecektir, bu mümkün de değildir.
"Kurucu'nun bir şiirinde "Görev" şöyle açıklanmaktadır;

Aiki ile tam güç uzanımına ulaşın,Dünya ile barış dolu uyuma erişme yolunda...
Ruhsal devinimlerin müziği ile, Ulaş, evrensel tanrı bizi bağışlasın.
Vücudun içine gizlenmiş düsmanı imha et, Haykırarak tanrının tüm varlıklarına ulaş, "Heey!".
Gerçek ve kusursuzluk yolunda, gerçeğin bilincinde; Ki o görünen ve görünmeyen her şeyin birlikteliğidir.

 evrensel yasalar ile uyum içinde yaşamasının yoludur. Aynı zamanda Aikido, bir veya daha fazla saldırgana karşı kendini savunmaya yarayan “benzersiz” bir spor tekniğidir. Dövüş sporlarından uzakta tamamen savunma amaçlı kullanılır. Özünde saldırmak ve incitmek yoktur. En zor durumdaTüm Japon tarihi boyunca Japonlar "budo"nun (savaş yolu, savaş sanatı) esasının onun ruhunda yattığında inanmışlardır. Ünlü kılıç ustalarının kendi benlikleri üzerinde kontrollerini kaybederek mutsuz ve perişan olduklarına çok rastlanmıştır. Bu kayıtlar bize MASAGATSU AGATSU

(AIKI-ZAFERI) üzerine iyice egilmemiz gerektigini göstermektedir.

"Kurucu" Morihei Ueshiba fiziksel teknikler üzerine son derece yogun inceleme ve arastirmalar yapmis olmasina ragmen onun ruhsal egitimi pek çok aci tecrübe ve zorluklarla geçmis, bazen çok büyük sorunlarla karsilasmistir. Çalismalarini yogunlastirdikça fiziksel, teknik kusursuzlugun ve ulasilan gücün yetersiz oldugunu görmüs ve bunlar arasinda bir tatmine ve uyuma ulasamamistir.
Bunun üzerine arastirmalarini ruhbilim dünyasinda sürdürmüs, kendisi ve fikirlerinin gelisimi için oradan bu kalin duvarda bir yirtik olusturmayi basarabilmistir.

"Kurucu" Morihei Ueshiba o ani söyle anlatir; "ruhsal bir ilhama ulasmistim ve kendimi yeniden dünyaya gelmis, altindan yapilmis Maltreya Bodhisattva gibi hissediyorum..." Bu an Aikido'nun baslangiç noktasi olmustur. Onun "ruh, vücut ve akil tek bir yapida bütünlesmelidir.
" Sözleri Aikido'nun altinda yatan sirri, gerçegi isaret etmektedir ki, o bunu son derece titiz çalismalarla elde etmistir. Çalismalari önce bedeni ile yürütmüs sonra akil yoluyla gelistirmis ve "yol"a ulasmistir. Sunu unutmamaliyiz ki Aikido herseye ragmen bir "BUDO"dur.

Güçlü olmaliyiz. Ne tür kötülükle karsilasirsak karsilasalim onu yolumuzdan süpürüp atmali ve adaleti korumaliyiz. Alkido, son derece dikkatli çalismalarla ortaya çikmistir.
Esasinin evrenin doga kanunlarina uyumlu oldugu kabul edilir ve o evrenin ruhuna basariyla ulasir. Tüm vücut bu ruhla doludur. Herhangi birinin umdugunun çok üzerinde bir güç ondadir ve disariya uzanmaktadir.

, kişinin karşısındaki kişiyi etkisiz hale getirme çabasıyla doğmuştur. “Öldürmek” bu spor için kullanılmaz. En önemlisi Sevmek Aikido teknikleri basit, doğal ve so"Kurucu" söyle der; "Bu dünya insanlarca yönetilmektedir. Bu bir insanlar evrenidir. Gözlerinizi kapattiginizda hiçbir sey göremezsiniz. Ego'nuzu ve hirslarinizi terkederseniz tüm evren sizin olacaktir.
Aiki, evrenle ruhsal ve bedensel bir asimilasyondur." Evrenle ruhun birlesmesi durumu Aikido'da bir "üstün durum" halidir. Bu nedenlerle o "bütünlesmenin, evrensellesmenin budosu" diye anilmaktadir.

Yine "Kurucu" söyle demistir; "Aiki gerçegin kendisini tanimlar. Bize saldirmakta olan insanlarla biraraya gelip sevgiyle barisma yoludur. Onlar hiddet içinde saldirirken siz tebessümle karsilayin, barisi sunun. Bu Aiki'nin gerçek yoludur." Eger bu ögretiyi kavrayamazsaniz ögrendiginiz Aikido sadece savasmaya yarar ve onun sirrina hiçbir zaman ulasamazsiniz.
Belki Aikido'nun nasil birsey oldugu hakkinda bu sunus yazisindan birseyler kavramissinizdir ancak gerçek anlamina sadece sabirla, çalismalari sürdürerek ulasilabilir.

n derece etkili olup, fazlada rakibin itme veya çekme hareketine eklemeni sağlar. Aikido teknikleri doğru olarak uygulandığında, her tür veya biçimdeki saldırıyı engelleyebilir. Ayrıca, Aikido teknikleri hem bir, hem de birden fazla saldırgana karşı etkili bir şekilde uygulanabilir. Aikido belirli bir biçimde öğretilir. Böylece tekrar tekrar çalışarak hareketin bütün önemli noktalarının refleks haline gelmesi sağlanır. Bu refleks kritik bir durumda kendini korumana fazlasıyla yetecektir.



Bu Yazı 17756 defa okunmuştur.
 
 
YAZ | OKU - BİZE ÖZEL YAZIN
Sporu ve Olimpiyatları iğrenç siyasi oyunlarınıza alet etmeyin.
Pekin'de 2008 yıllında gerçekleştirilen olimpiyat oyunlarına 68 sporcuyla katılan Türkiye, Londra'da bu sayıyı 114'e taşıdı, ayrıca Paralimpik oyunlarda 67 sporcu ile toplam 181 kişilik katılım sağlayarak tarihinin en yüksek rakamına ulaştı. Oyunlarda mücadele edecek 204 ülke arasında, sporcu sayısını yüzde 67 arttıran Türkiye, bu alanda en büyük artışı sağlayan 8. ülke oldu.
Devamı :::
Ayhan Kısrure Kim ?

Türkiye de en genç 5 dan sifu(usta) derecesine ulaşan, Tv Programları, Spikerlik, yazarlık yapan Kısrure kimdir. Çalıştığı ve ustalık derecesine ulaştığı bir çok Do branşlarından, kurduğu Sangu-chi sistemi ve hakkındaki tüm detaylar

tıklayınız
Gelmiş Geçmiş En İyi Boksör Hangisi?

 Evander Holyfield   41%
 George Foreman   0%
 Jack Dempsey   0%
 Joe Frazier    0%
 Joe Lois   0%
 Larry Holmes   0%
 MikeTyson   6%
 Muhammed Ali Clay   46%
 Oscar De La Hoya   0%
 Rocky Marciona   2%
 Vitali Klitschko   0%
 Wladimir Klitschko   0%

Bu ankete 1412 kişi katıldı

 
 
www.gsgm.gov.tr
www.beyazkusak.com
www.hapkido.org.tr
www.istanbulboks.org
www.twf.gov.tr

Listenin Tamamını Görmek İçin Tıklayınız