Türkiye'nin ilk,tek ve en büyük Türkçe mücadele sporları haber ve portal sitesi www.turkdosport.com
ÜYE OL
133803 - SAVAŞ VE SAVUNMA SANTLARI EĞİTİM CD LERİ.
60315 - Boks.
58471 - BRUCE LEE ve JEET KUNE DO Hakkında sizin yorumlarınız.
48972 - Vücut Geliştirme ve Üniversite sporları.
36408 - Ayhan KISRURE KİM ?
Sizin Fotoğraflarınız

Spor içerikli fotoğraflarınızı ve konusunu anlatan yazı ile bize gönderin yayınlayalım

» Yüklü Fotoğraflar
   » EFSANENİN RESİMLERİ
   » YAZILARINIZ ve YORUMLARINIZ
 
   » BRUCE LEE KİMDİR ?
   Yeri doldurulamayan efsane
   dövüşçü Bruce lee ve sistemi jet kune do ile    ilgili tüm detaylar

Türkiye’nin ilk,en büyük ve tek Mücadele sporları Türkçe portal sitesi www.turkdosport.com tüm Türk sporcularının hizmetinde.

Ülkemizde Mücadele sporları ile ilgili Web ortamında yeterli derecede kaynak bulunamayan ve gerçek bilgilerin çok az olduğu bu dönemde sizlerle on seneden bu yana hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Sifu:Ayhan KISRURE

kung-fu
wu shu

karate-do
taekwon-do
Sayokan
Sanguc-hi
aikido
judo
capoeira
jeet kune do
Ji jutsu
ninjutsu

ninja
samuraylar
boks
güreş
sumo

hapkido
kıck boks
muay thai

thai boks
thai kıck boks
savate
ashihara
kyokushin
jiu jitsu
kendo
thai chi
k-1
A1 world combat
super league
jackie chan
shaolin
wing tzun
WT
bruce lee
jet li

jacki chan

tony ja

 
 
ZİYARETÇİLERİMİZİN DÜŞÜNCELERİ ( Bütün Düşünceler ve Yazılanlar Yazan kişiye aittir. Sitemizin veya Yönetimimizin Düşünceleri Değildir )
Havada uçarak döner tekme atanus / 13.4.2010  ( germiyanogullari@seferogullari.com )
Ayhan hocayı uzun zamandır tanırım, bilirim. Hani bazı insanlar sadece bazı işler için yaratılmıştır ya ezelde, aynen öyle. Kimi bilim adamı olur, kimi matematikçi, kimi doktor, kimi hukukçu. Ayhan hoca da bu iş için yaratılan biri. Hani sorsanız, tekrar 16 yaşına dön, tekrar spora başla. Hiç düşünmeden geçmişe dönüp tekrar aynı eforu bu iş için sarfeder. Keşke, genç yaşında bu saçma sapan kungfu, shaolin, wushu gibi Tükiyede oturmamış sporlarla uğraşmasaydı da onun yerine sistemi oturmuş, federasyon olmuş, taekwondo veya karate ile uğraşsaydı. Bugün federasyonun başına geçer, çok daha akademik işler yapardı. Yıllar geçti, bir ömür beklendi kungfu federasyonu için. Gele gele, çıka çıka güreş, boks karışık, federasyonu yarım yamalak ucube bir şey çıktı. Zararın neresinden dönülse kardır. Hocam, bırakın bu wushu geyiklerini, dönün taekwondo veya karateye emek harcayın. Hiç olmazsa 5-10 yıl sonra sizi bir yerlerde görelim. Sizi göremezsek öğrencilerinizi görürüz. Ben altyapısı oturmamış bu sistemlere harcadığınız zamana acıyorum.

WUSHU DÜNYASI / 18.3.2010  
Çanakkale Zaferinin 95. Yılı Kutlu Olsun ! Karşımızdaki bir Türk siperinde silâhın ucuna takılmış beyaz bir iç çamaşırı yukarı kaldırılarak sallandı. Her taraf sessizliğe gömülmüştü. Her iki tarafın siperdekileri silahları üzerine doğrulmuş, dikkatle onu takip ediyordu. Siper ardından iri yapılı bir er yükseldi; Kesin tavırlarla yükselttiği çamaşırı silâhı sipere attı. Kendine güvenen tavırlarla yavaş yavaş yaralıya doğru ilerliyordu. Karşı taraf ve çevresiyle ilgilenmiyor; herkes donup kalmış Türk askerini seyrediyordu. Şaşkınlıktan kurtulabilen askerler Mehmetçiğe nişan almaya çalışıyorlardı. Türk askeri, hiçbir şeye aldırmadan yaralının yanına geldi. Nazik yumuşak hareketlerle yaralının kıyafetini düzeltti . Yaralıyı yerden kaldırdı. Yaralının kolunu omzuna koydu. Yavaş ve emin adımlarla yaralıyı bizim tarafa getirdi. Siperimizin üzerine yavaşça bıraktı, geldiği gibi kendi siperine döndü. İngiliz siperlerinde şaşkınlık devam ediyordu! İngiliz komutanı: "Korkak sıçanlar... cesaret örneği görün... Hele bunlarla birlikte aynı cephede savaşmanın tadına doyulmaz... Bu yiğit Türk çocukları keşke dostumuz olsalardı. Bu kahramanlarla savaş değil , dostluk yapmalı... Dostluk." Bu Türk askerine teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu. Şimdi okuyacağınız menkıbenin, insanlara çok çekici gelen ve aklınızda kolaylıkla yer eden bir yumuşaklığı ve tatlılığı vardır. Çanakkale Savaşları`nda, Fransız kuvvetlerine komuta eden General Guro, savaş sırasında bir kolu ile bir bacağının bir kısmını, savaş sırasında bırakarak yurduna dönmüş. Daha sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor: Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için çocuklarınızla daima iftihar edebilirsiniz. Hiç unutmam. Biraz evvel doğa çevremizde en nefis güzellikteydi. Su çiçekleri, leylaklar, Peygamber çiçekleri, papatyalar bir gökkuşağı âlemi oluşturuyorlardı. Şimdi, savaş sahasında dövüş bitmiş, o güzelim tablo, kan revan içindeydi. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır kayıplar vermişlerdi. Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutmayacağım. Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk Askeri kendi gömleğini yırtmış, onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu. Tercüman vasıtasıyla bir konuşma yaptık: Niçin, öldürmek istediğin askere şimdi yardım ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi: Bu Fransız yaralanınca yanıma düştü. Cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı. Bir şeyler söyledi! Anlamadım!.. Ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok! İstedim ki, o kurtulsun, anasının yanına dönsün!.. Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım. Bu sırada, emir subayım Türk askerinin yakasını açtı!.. O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan yaşların donduğunu hissettim! Çünkü, Türk askerinin göğsünde, bizim askerinkinden çok daha ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutam ot tıkamıştı!.. Az sonra ikisi de öldüler!!! Aziz okuyucu, sizlere yüzlerce menkıbeden tarayarak sunduğum bu olayların kahramanları bizim canımız, bizim cevherimizdir. Biz onların torunlarıyız. Övünelim, iftihar edelim, çünkü, o cevherin damarından geliyoruz. 'Şanlı Türk tarihimize yakışan bir nesil olmak için üzerime düşeni yapacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içiyorum. 2010 yılında mağdur edilerek yüreklerinde ve zihinlerinde derin yaralar açılan tüm sporcularımızı yürekten selamlıyorum. Kazananı olmayan bir savaşa kurban edilen 18 yaş altı genç sporcularımıza sahip çıkma erdemini gösteremeyen yetkililerin dikkatine. Saygılar'

Türk Sporcusu / 17.3.2010  ( birturkcihanabedeldir@hotmail.com )
“SPORCU SAYISI OLARAK DÜNYADA BİR NUMARAYIZ” Bu beyanatın Wushu Federasyonu Ebubekir Hocaoğlu ile yapılan röpörtajdan aktarıldığını sayfanızda yazmışsınız... Ben çok kısa ve öz bir soru sormak istiyorum. Sayın Ebubekir hocaoğlu bu sözü söylerken Antalyada Türkiye şampiyonasında maça alınmayıp boynu bükük olarak evlerine dönen İstanbullu sporcularıda saydımı? Yoksa onları sporcu yerine koymuyormu? Birileri aile federasyonu yaptığı bu birliğe onlardan olmayanları maçlara almamaya devammı edecek? Bu sorularımıza cevap versin Hocaoğlu... Selamlar.... TÜRK SPORCUSU

Niyazi AKCA / 25.2.2010  ( akcasporklubu@hotmail.com )
PEYGAMBER EFENDİMİZİN DOĞUM GÜNÜ وَمَا اَرْسَلْناَكَ إِلاَّ رَحْمَةً لِلْعاَلَمِينَ قال رسول الله صلىالله عليه و سلم أَناَ مُحَمَّدٌ وَ أَحْمَدُ وَ نَبِيُّ الرَّحْمَةِ" PEYGAMBERİMİZİN DOĞUMU Dünya tarihinde önemli dönüşüm ve değişimlere sebep olan olaylar vardır. İnsanlık tarihinin en tesirli ve en etkili hadiselerinden biri de hiç şüphesiz Hz. Muhammed (s.a.v) in dünyaya teşrifleridir. (Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik[1]. Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik[2] âyetlerinde açıkça belirtildiği gibi, rahmet peygamberini, bütün dünya beklemekteydi. Hz. Musa aleyhisselâma gönderilen Tevratta müjdeci, uyarıcı, kaba ve katı yürekli olmayan, sokaklarda bağırıp çağırmayan, kendisine yapılan kötülükleri iyilikle karşılayan, affeden [3] özelliklerle anlatılan Peygamber Efendimizin gelişini, herkes hasretle bekliyordu. Kurânın ifadesiyle Hz. İsa onun gelişini şöyle müjdeliyordu: Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben size Allahın elçisiyim, benden önce gelen Tevratı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti[4] Peygamber Efendimiz daha dünyaya teşrif etmeden ve Peygamberlikle görevlendirilmeden ona inananlar olmuştu. şairimiz Arif Nihat Asya bu gerçeği şöyle dile getirir: Günler, ne günlerdi yâ Muhammed; Çağlar ne çağlardı: Daha dünyaya gelmeden Müminlerin vardı[5] Milli Şairimiz Mehmet Akif de, Peygamber Efendimizin gelişini, bütün insanlığın beklediğini şu mısraları ile anlatır: On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi, Kumdan, ayın on dördü, bir Öksüz çıkıverdi! Lâkin, o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi![6] Allah Teâlâ, bütün peygamberlerden ümmetleri adına onun peygamberliğini tasdik edeceklerine ve ona yardımcı olacaklarına dair söz almıştır. Nitekim bu husus Kurânda şöyle anlatılır: Hani, Allah, Peygamberlerden: Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz diye söz almış ve, Bunu kabul ettiniz mi verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi? demişti. Onlar, Kabul ettik demişlerdi. Allah da, Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti[7]. Kurânı Kerimden önce gelen bütün kutsal kitaplarda, Peygamber Efendimizin geleceğinden ve özelliklerinden söz edilmiştir. Ancak Hıristiyan ve Yahudi din adamları bu gerçeği gizlemişler ve tahrif etmişlerdir. Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (o kitaptaki peygamberi), öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir grup bile bile gerçeği gizlerler[8] âyeti bu gerçeği vurgulamaktadır. Allah Teâlânın, insanlığa gönderdiği en son rahmet elçisi ve hidayet öncüsü Hz. Muhammed (s.a.v)in Allah katından getirdiği ilahî davetini ve onun örnek ahlâkını anlamak, anlatmak, ona duyulan engin sevgiyi gönüllere yerleştirmek, topluma aktarmak maksadıyla yıllardır müslümanlar, onun dünyaya teşriflerini Mevlid kandili olarak kutlamaktadır. Hepimize, İslâm âlemine ve bütün dünyaya hayırlı olmasını niyaz ederim ............. Niyazi AKCA

NİYAZİ AKCA / 18.2.2010  ( akcasporklubu@hotmail.com )
İLKELERİN OLACAK Seni satın alamayacaklar Aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksın: "Paranın satın alamayacagı şey yoktur." "Herkesin fiyatı vardır." gibi sözlere kanmayacaksın. Onurunla kimliğinle ve beyninle yaşayacaksın. Üreteceksinseveceksin sevileceksininançlarının arkasında duracaksın Sevgilerin karşılıksız yardımların gizli olacak. Seni attan ottan ayıran özelliğin farkına varacaksın. Çünkü sen insansın. Ve bunu yakaladığın gün bembeyaz yaşayacaksın. Müjdat Gezen

Türk Sporcusu / 18.2.2010  ( birturkcihanabedeldir@hotmail.com )
WUSHU olaylarına farklı bir boyuttan bakalım. Adil ve hak peşinde mücadele ettiğini iddia eden Wushu Federasyonuna bir iki çift lafımız olacak. Geçenlerde bir sitede Wushu il temsilciliğinin bir site açtığını gördüm ve burayı ziyaret ettim.Foto bölümünde Çinlilerle dosthane bir ilişki içerisinde olup hediye alışverişinde bulunulduğu açıkca görülmekte. Hadi Antalyadaki haksızlıkları ve yaptıklarınızı kulak ardı ediyorsunuzda...Çin'in yaptığı insanlık dışı eziyetlere sessiz kaldığınız gibi o hain ülkenin vatandaşları ile neredeyse dost olmuş bir şekilde resimler çektiriyorsunuz.İnsan biraz düşünür. Özellikle Çırağan sarayında ağırladığınız Çinlilere ne demeli.Milletin ve devletin paraları ile zalim çinlileri ağırlıyorsunuz. Biz biliyoruzki bu federasyona Yılmaz Aydın hoca birilerini getirip oturttu.Onların hak ve adalet dağıtacağını tahmin ediyordu çünkü. Onun oraya koyduğu insanlar Müslümanca tavırlar içerisinde olan kişilerdi biz bunları biliyoruz. Şimdi sizinle dahi ters olan Yılmaz hoca sizlerden utanıyordur. Sakarya gurubu.....Evet Erbakan hocanın gurur duyduğu gurup. Ama acaba Erbakan hoca sizin Zalim çinlilerle dost olmanıza ne diyor kim bilir. Her şey köprüyü geçene kadarmıydı yoksa. Bu millet o kadar çok şey biliyorki...Aslında her şeyi söyleyecek millet ama,açıkcası sizden korkuyorlar..Nedenmi? Hani Devletsinizya,hani başsınızya,hani ali kıran başkesensinizya,hani hani hani....insanlar başlarına iş almaktan korkuyor aslında.sizden değil. Antalya işleri ve İstanbul dalaveresi şu an muhakeme aşamasında...Adil olan devlet adil kararlar vererek yine bir zamanlar kimler nasıl efendi gibi burayı bırakıp gittiyse sizde bırakıp gideceksiniz.Yada bırakmak zorunda kalacaksınız. Ey saltanat ehli bu saltanat biter elbet...

ADIL IŞIK / 17.2.2010  ( wushuhakemi@windowslive.com )
TÜRKİYE WUSHU MİLLİ TAKIM SEÇMELERİ Wushu teknik kurulu dillere testan bir milli takım seçmesi reklamantı yayınlayarak Antalyada seçme yaptı.... Yayınlanan reklamantta seçmeler kapalı ortamda ve sadece sporcuların alınacağı bir salonda yapılacağı açıkca belirtildi... Örneğini bir başka federasyonda asla göremeyeceğiniz biçimde antrenörlerine ve izleyicilere kapalı bir seçme hangi adil şartlar altında yapıldı orası meçhul ?..... İlginç olan ise Teknik kurul üyesi olup seçmelere katılacak sporcuları olan antrenörlerinde orada olması..... özetle siz milli takım seçmesi yapacaksınız, kendi yönetiminizde olan antrenörler kurul üyesi sıfatıyla kendi öğrencilerinin katıldığı ama rakiplerinin hocalarının alınmadığı bir seçme yapacaksınız, hatta bu seçmede hocasını hiç sevmediğiniz bir sporcu maçını kazansa bile, hayır biz seni seçmiyoruz sen kaybettin diyeceksiniz hatta ve hatta o maçı videoya çekenlerden Sn. Akif İnci bizzat kameralarını toplayarak görüntüleri sileceksiniz sonrada, ELHAMDÜRİLLAH MÜSLÜMANIM DİYECEKSİNİZ (en-nisa, Ayet 9 5. 2:42, Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin).... (Bu uygulamanın yapıldığı sporcu Büyükler katagorisinde, AVCI SPOR KULÜBÜ Sporcusu yani Oktay Avcının öğrencisidir, sanırım bu harşeyi net açıklıyordur)... Tüm sikletlerde ilk 4 ü çağırırken hatta bazı sikletlerde 5 kişiye kadar çağırırken 65kg da neden sadece iki kişi çağırıldı ve neden ve hangi sebeple Reha YILDIZ (Geçmiş yıllarda Türkiye'de ve Avrupada derece yapmış bir sporcu) çağrılmadı, Mustafa Ercan ekibinden olduğu içinmi acaba ?.... Akif İnci ve As başkan A.Akyüz için bol bol dua edelim sevgili Wushu Camiası çünkü yedikleri bu kul hakkıyla ahirette yatacak yerleri bile yok... Gerçek Do spor ahlakına sahip herkese Saygılarımla...

ADIL IŞIK / 10.2.2010  ( wushuhakemi@windowslive.com )
WUSHU TÜRKİYE ŞAMPİYONASINDAN İNCİLER İstanbul sporcularına yapılan zulümle ilgili olarak, "Başkanım reklamın iyisi kötüsü olmaz iyi reklam oldu" (Akif inci) As başkanın konuyla ilgili basın açıklaması, "Benimle bir alakası yok ben MHK'den Kemal Yolcuya rica ettim ama kabul etmediler" (A.Akyüz) Platformda oturma eylemi yapan sporcuları görünce, "İstanbul sporcuları olay çıkartabilir, koş polislere haber ver, kemal yolcu koşar" (A.Akyüz) Eşlendirme listesine yazılmayan sporcuya söylenen, "Sizi eşlendirmeye koymayı unutmuşuz siz kendi aranızda öylesine bir maç yapın bu seferlik böyle olsun" (Kemal Yolcu) Antalyada yapılan Wushu katliamından dolayı mağdur olan sporculara, velilerine ve hocalarına Yüce Allahtan sabır diliyorum, Ayhan Kisrure hocayada bir veli olarak bile olsa mağdur olan insanların yanında olup çoğunluğun sesi olduğu için teşekkür ediyorum. Önceki yönetimleri yanlışları konusunda defalarca eleştirdik yerine göre yerden yere vurduk bu spor herkesin sporu dedik, Federasyonlar kimsenin şahsi malı değildir dedik ama ne yazikki sonraki gelen yönetimde benzer şeyleri hatta dahada abartarak uygulamaya başladı buna birde sözde siyasi gücü arkasına aldığını söyleyen sn. as başkanın uygulamaları eklenince ortaya dehşet bir manzara çıktı Sn. Abdurrahman Akyüzün aslında ne hesaplar peşinde olduğunu tahmin etmek için uzman olmaya gerek yok federasyon veb sitesine bakın zaten görürsünüz tam bir saltanat federasyonu haline dünüştürüldüğünü, foto bölümü tam bir aile albümü olmuş durumda, Eş, çocuklar, kayınbirederler ve tabiki sakarya camiasından kim varsa orada görebilirsiniz her ne kadar ciddi bir spor başarıları olmasada dahi... Seçim döneminde çok güçlü bir yönetim kurulumuz var diye reklam yapıldı şu kadar bütçemiz var bu kadar kaynağımız var önümüzdeki yıllarda wushu patlama yapacak vs vs gibi hikayeler anlatıldı.... Fakat işin gerçeği şuki yönetim kurulundan tek bir kuruş para verilmiyor federasyona çünkü zaten oraya rica minnet isimleri yazılmış olan birçok kişinin aslında nasıl bir sporun yönetiminde oldukları konusunda bile habersizler durum böyle olunca genel müdürlük zaten özerk olan federasyonlara çok kısıtlı ödenek veriyor haliyle kendine kaynak bulamayan bir federasyon faaliyetlerini ne kadar sağlıklı yapabilir, bunun örneğini antalyadaki şampiyonada gördük, dereceye giren sporculara harcırah verilmedi bunun gerekçesi ise 2010 yılı bütçesinin onayının gelmediğiydi peki o zaman neden dereceye giren sporcuların Banka hesap bilgilerini alıp daha sonra gönderilecek demediniz... Eğer bu Federasyon kendi camiasının içinden toplayacağı, seminer, kurs, lisans paralarıyla bu işi götürecekse bizlere wushu camiası olarak artı bir katkı sağlamayacaksa ne işiniz var oralarda bizler zaten kendi kendimize yeteriz, yetiyordukta... Peki ya yanındaki yağdanlıklara ne demeli, bunların hepsini çok iyi tanır ve biliriz hepside camia içinden gelen bildiğimiz hatta arkadaş dediğimiz kişiler ama bu arkadaşlar bir akşam yattılar ertesi sabah kalktıklarında, hayatları boyunca hayalini bile kuramayacakları bir mevkiye getirildiklerini gördüler, yapmaları gereken tek şey Akif İnci ve Abdurrahman Akyüze kayıtsız şartsız itat edip ne söylenirse başlarını sallamak oldu ki zaten öylede yapıyorlar. Bir şampiyona düşünün sporcu tartıya girmiş, ilk gün 1.tur maçını yapmış, daha sonra 2.tur maçı için ringe çıkmış ve sonra onu hakemler ringden indirip sen dövüşemezsin diyerek göndermişler sebep ? İSTANBUL SPORCUSU olduğu için, Böyle bir ve rezillik başka hangi federasyonda olmuştur bilemiyorum fakat böyle giderse kemal yolcu bizlere daha çok malzeme verecek orası kesin... Bir şampiyona düşünün sporcu tartılmış ve sonraki 1.gün ismi anons edilsin diye tüm gün beklemiş ama ismi okunmamış, 2.gün de beklemiş ama yine ismi anons edilmemiş, 3.gün geldiğinde gidip hakemlere sormuş benim ismim neden okunmuyor diye bakmışlar listede adı yok ama tartı listesinde adı var özetle sporcuyu eşlendirmeye koymamışlar unutulmuş ve onun pozisyonunda birkaç sporcu daha var ama o kilodada maçlar yarı filane kadar gelmiş peki bizim kemal yolcu ne yapmış biliyormusunuz hadi unutulan arkadaşları kendi aralarında maç yaptıralım dereceye sokamayız ama öylesine hiç olmazsa maç yapmadan gitmiş olmasınlar diye teklifte bulunulmuş. (bu konuları bizzat olay esnasında orada olan antrenör arkadaşlar anlattı, muhtemelen bu yazımı okurlarsa bahsi geçen sporcunun adını da yazarlar) Bugüne kadar eşlendirmeler hep antrenörlerle birlikte yapılmıştır, her ne hikmetse adı geçen şampiyonada eşlendirme kapalı kapılar ardında MHK tarafından yapılmıştır, bu nasıl bir anlayış nasıl bir tezgah, nasıl bir hesap ben çözemedim çözen varsa lütfen biri bana anlatsın rica ediyorum. Gerçek manada sporcu ahlakına sahip olan herkese saygılarımla,

delıkanlı wushucu / 7.2.2010  
selam wushu camiasına saygı ve sevgıler benim hep aklıma takılan bir soru var niye bir insan bir makama gelince aslını unutur kendını adam sanmaya başlar cozumsuzluk uretır

Niyazi AKCA / 4.2.2010  ( akcasporklubu@hotmail.com )
TİLKİ İLE YILANIN HİKAYESİ... Tilki ile Yılan Yıllardır arkadaşlarmış bir gün gezerken karşılarına dere cıkar Yılan Tilkiye tilki kardeş ben boynuna dolanayım ıslanmayayım demiş karşıdan karşıya gecerken .Tam derenin ortasına gelince yılan tilkiye Yıllardır bu anı bekliyordum seni şimdi bogacam demiş Tilki yılana der yaw biiz yıllardır arkadaşız olurmu--Tilkide ya şu mübarek yüzünü son kez göreyimde öyle öleyim der. Yılan kafasını döner Tilki yılanın kafasından yakalar yılanı öldürür. Derenin kenarına cıkartır Yılanı dümdüz uzatır ben Öyle eyri büyrü adam istemem böyle dümdüz dost dogru adam iisterim der....

    ( 5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  )     
 
 
YAZ | OKU - BİZE ÖZEL YAZIN
Sporu ve Olimpiyatları iğrenç siyasi oyunlarınıza alet etmeyin.
Pekin'de 2008 yıllında gerçekleştirilen olimpiyat oyunlarına 68 sporcuyla katılan Türkiye, Londra'da bu sayıyı 114'e taşıdı, ayrıca Paralimpik oyunlarda 67 sporcu ile toplam 181 kişilik katılım sağlayarak tarihinin en yüksek rakamına ulaştı. Oyunlarda mücadele edecek 204 ülke arasında, sporcu sayısını yüzde 67 arttıran Türkiye, bu alanda en büyük artışı sağlayan 8. ülke oldu.
Devamı :::
Ayhan Kısrure Kim ?

Türkiye de en genç 5 dan sifu(usta) derecesine ulaşan, Tv Programları, Spikerlik, yazarlık yapan Kısrure kimdir. Çalıştığı ve ustalık derecesine ulaştığı bir çok Do branşlarından, kurduğu Sangu-chi sistemi ve hakkındaki tüm detaylar

tıklayınız
Gelmiş Geçmiş En İyi Boksör Hangisi?

 Evander Holyfield   41%
 George Foreman   0%
 Jack Dempsey   0%
 Joe Frazier    0%
 Joe Lois   0%
 Larry Holmes   0%
 MikeTyson   6%
 Muhammed Ali Clay   46%
 Oscar De La Hoya   0%
 Rocky Marciona   2%
 Vitali Klitschko   0%
 Wladimir Klitschko   0%

Bu ankete 1418 kişi katıldı

 
 
www.gsgm.gov.tr
www.beyazkusak.com
www.hapkido.org.tr
www.istanbulboks.org
www.twf.gov.tr

Listenin Tamamını Görmek İçin Tıklayınız