Türkiye'nin ilk,tek ve en büyük Türkçe mücadele sporları haber ve portal sitesi www.turkdosport.com
ÜYE OL
133686 - SAVAŞ VE SAVUNMA SANTLARI EĞİTİM CD LERİ.
60085 - Boks.
58322 - BRUCE LEE ve JEET KUNE DO Hakkında sizin yorumlarınız.
48884 - Vücut Geliştirme ve Üniversite sporları.
36311 - Ayhan KISRURE KİM ?
Sizin Fotoğraflarınız

Spor içerikli fotoğraflarınızı ve konusunu anlatan yazı ile bize gönderin yayınlayalım

» Yüklü Fotoğraflar
   » EFSANENİN RESİMLERİ
   » YAZILARINIZ ve YORUMLARINIZ
 
   » BRUCE LEE KİMDİR ?
   Yeri doldurulamayan efsane
   dövüşçü Bruce lee ve sistemi jet kune do ile    ilgili tüm detaylar

Türkiye’nin ilk,en büyük ve tek Mücadele sporları Türkçe portal sitesi www.turkdosport.com tüm Türk sporcularının hizmetinde.

Ülkemizde Mücadele sporları ile ilgili Web ortamında yeterli derecede kaynak bulunamayan ve gerçek bilgilerin çok az olduğu bu dönemde sizlerle on seneden bu yana hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Sifu:Ayhan KISRURE

kung-fu
wu shu

karate-do
taekwon-do
Sayokan
Sanguc-hi
aikido
judo
capoeira
jeet kune do
Ji jutsu
ninjutsu

ninja
samuraylar
boks
güreş
sumo

hapkido
kıck boks
muay thai

thai boks
thai kıck boks
savate
ashihara
kyokushin
jiu jitsu
kendo
thai chi
k-1
A1 world combat
super league
jackie chan
shaolin
wing tzun
WT
bruce lee
jet li

jacki chan

tony ja

 
 
MAKALE ve GÜNCEL HABERLER Okumak İstediğiniz Haber Grubunu Seçiniz
Devşirme Sporcunun Önemi Ve Türk kızları.  

Paylaş :


Türkiye’de amatör spor dallarında olimpiyat oyunlarında Türkiye’yi temsil yeteneğine sahip 20 kadar yabancı sporcu bulunmaktadır. Bunların çoğu Afrika kökenli atlettir ve 15’ten fazla dalda Türkiye rekorlarını ellerinde bulundurmaktadır. Uluslar arası alanda da her an için madalyaya çok yakın sporculardır. Atletlerin yanı sıra güreşçi, Basketçi, Masa tenisçisi, boksör gibi sporcular da bulunmaktadır. Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK'in yazısı.

Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK*
DEVŞİRME SPORCUNUN ÖNEMİ VE TÜRK KIZLARI
 
Devşirme sporcu kimliği
Bugün Türk sporu içinde amatör ve profesyonel pek çok yabancı sporcu bulunmaktadır. Bunlar Türk uyruğuna geçtikten sonra, sonradan Türk olma anlamına gelen devşirme sporcu adı ile anılmaktadır. Türkiye’de bulunma nedenleri ise para karşılığında Türk spor kulüplerini güçlendirmek veya Türkiye adına katıldıkları uluslar arası yarışmalarda Türkiye’ye madalya kazandırmak ve Türkiye’nin adını sportif alanda dünyaya duyurmaktır. Kulüpler, profesyonelce dünyaca tanınmış gözde sporcuları transfer etmek için çok büyük paralar harcamaktadır. Milli takımlarda yer alacak olan yabancı sporcuların ise Türk kimliğine sahip olma koşulu vardır. Bu sporcuların varlıklarının asıl nedeni ise, kendi ülkelerinde ikinci üçüncü sırada bulunduklarından olimpiyat oyunlarında bir başka ülke adına, yani Türkiye adına yarışmalarıdır.
 
Türkiye’de amatör spor dallarında olimpiyat oyunlarında Türkiye’yi temsil yeteneğine sahip 20 kadar yabancı sporcu bulunmaktadır. Bunların çoğu Afrika kökenli atlettir ve 15’ten fazla dalda Türkiye rekorlarını ellerinde bulundurmaktadır. Uluslar arası alanda da her an için madalyaya çok yakın sporculardır. Atletlerin yanı sıra güreşçi, Basketçi, Masa tenisçisi, boksör gibi sporcular da bulunmaktadır.
 
Spor organizasyonları ve olimpiyatlar, milletlerin aynı zamanda bilim, kültür, sanat, ekonomi ve tüm zenginliklerinin sergilendiği alanlardır. Buradaki başarı, gelişmişliğin göstergesidir. Savaşlar artık bu alanlarda sürdürülmektedir. Bu nedenle paralı askere benzeyen devşirme sporcular da her zafer sonrası alacakları ödülün hesabını yapmaktadırlar. Madalya sonrası yüksek para ödülü, spor bilinci ve spor kültürü gelişmemiş geri kalmış ülkelerde önem taşımaktadır. Gelişmiş ülkelerde sporcular bilinçli milli his ve milli kültür ile yarışmakta ve kazanmaktadır. Gelişmiş ülke sporcuları için ödül, başarılı bir üniversite eğitimini kazanmak ve sürdürmektir. Bu arada sponsor kuruluşlar ve reklamlar o sporcunun geleceğini de garanti altına almaktadırlar.
 
Devşirme sporcunun Türkiye’ye faydası
Gelişmiş ülkelerin sporcuları, her konuda olduğu gibi gelişmiş bir spor sistemi içinde yetişmektedir. Onlarda anaokulundan itibaren temel spor dalları olan atletizm, jimnastik ve yüzme sporlarından birinin yapılma mecburiyeti vardır. Spor tesis ve sahaları ile spor eğitimcileri de ona göredir. Adı üstünde olduğu gibi sportif teknoloji ve eğitim, Sistem Program Organizasyon ve Rekor üzerine kurulmuştur. Çocuklar yaşam biçimi olarak sporu, eğitimlerinin bir parçası halinde sportif ve daha sonra yarışmacı şekli ile sürdürürler. Nüfuslarının % 20’si lisanslı sporcu olarak yetişirler. Bu rakam, İngiltere Fransa ve Almanya için en az yirmi milyon lisanslı sporcu demektir. Dünyanın hiçbir ülkesinde bizdeki gibi çocuk ile ailesinin ilkokuldan itibaren tüm eğitim hayatını okul kapılarında sınavdan sınava koşturmaca içinde geçiren bir başka sistem mevcut değildir. Bu sistem içinde, yeni bir eğitim yolu geliştirmedikçe Türk gençlerinin bireysel olarak elde ettikleri sportif başarılar bir mucizedir. Yeni bir sistem ve spor eğitimine kadar da devşirme sporcularla olimpiyat oyunlarında adımızı duyurmaktan başka çaremiz yoktur.
 
Güreş Ata sporumuzdu fakat Küba’lılar bile geliştirdikleri sistemlerle bizleri geçtiler. Binicilik, ok atma, çekiç atma, cirit ve kılıç Ata sporlarımız değilmiydi, bugün Türkiye’de bu sporlar ne kadar yapılıyor ve ne dereceler alınıyor? Her tarafı deniz ve göl olan ülkemizde ne kürek, ne de yelken belli bir düzeye ulaşamamıştır.
 
Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve Bulgaristan’dan gelen diğer haltercilerimize bakacak olursak, onlar Bulgar zulmü altında Bulgaristan’da eziyet görüyorlardı. Ayrıca Türklük bilincine sahiptiler ve Bulgaristan’dan kaçarak, anavatanlarına geldiler. Onlar hiçbir zaman devşirme değillerdi. Fakat onlar Bulgaristan’dan bir sistem getirdiler. O sistemi Türkiye’ye yerleştirdiler ve arkadan gelen Türk sporcularına örnek oldular, çekici veya itici güç oldular. Son olimpiyatta haltercilerin başarısız olması, halterin bittiğini göstermez. Çünkü sistem yerleşmiştir. Gelecekte bilgili ve görgülü yönetici ve antrenörlerle yine başarı gelecektir.
Pekin’de 2 gümüş madalya kazanan Elvan dahil pek çok devşirme atlet de diğer sporcular da kendi sistemlerini Türkiye’ye getirdiler. Bazıları Antrenörlerinin de yanlarında olmasını istediler veya yarışma dışı zamanlarda kendi öz ülkelerinde alıştıkları olanak ve koşullar içinde çalışmalarını sürdürmeyi ön planda tuttular.
 
Süreyya Ayhan, Aslı Çakır Alptekin, Gamze Bulut, Nevin Yanıt gibi Türk kızları bu atletleri veya onların çalışma sistemlerini örnek aldılar. Bu tür sporcuları bir tek antrenör çalıştırmaktadır. Yani bir antrenör bir tek sporcu ile uğraşmakta, ona bilgisini, tekniğini, inancını ve ruhunu vermektedir. Onunla bütünleşmektedir. Sporcusuna ölümüne başaracaksın dediğinde, sporcusu bunun ne anlama geldiğini bilerek hareket etmektedir. Bu arada en son bilimsel usullerle yetişmiş pek çok Türk antrenörümüzün bulunduğunu da belirtmek isterim.
Yerli sporcular, genellikle devşirme sporcuları kıskanmışlardır. Başarısızlıklarına neden olarak onların varlığını göstermişlerdir. Halbuki metrik sporlarda kaç dakikada ne kadar koşacağın, atlayacağın, fırlatacağın veya kaç kilo kaldıracağın bellidir. Yerli sporcular belirli ölçüleri geçtiklerinde kendiliğinden önleri açılacaktır. Devşirme sporcuları geçecek sistem ve antrenman şeklini gerçekleştirmek zorundadırlar.
 
Devşirme sporcudan başarı beklemek, o sporcunun antrenman ve çalışma beklentileri ile paraleldir. Bu paralı askerler, başarılı oldukları taktirde servet sahibi olmaktadırlar. Bu serveti kazanmak için de hoca-tesis-beslenme-dinlenme-moral-motivasyon için en uygun ortamı tercih edeceklerdir. Türkiye’de kaldıkları ve çalıştıkları sürece kendilerini evlerinde ve yurtlarında hissetmedikçe başarılı olamazlar. Önceki yıllarda devşirilmiş bazı başarılı sporcuların yaşamını incelediğiniz zaman bunları göreceksiniz. Yabancı antrenörler için de bu durum geçerlidir. Türk Tekvando milli takım antrenörü Kore’li Lee, kızlarının ismini Türk ismi koyacak kadar Türkleşmişti.
Olimpiyat oyunlarında başarılımıyız ?
 
Tüm olimpik spor dalı sayısı yandallar ile 300 civarındadır. Böyle olunca 900 madalya dağıtılır. Yalnız atletizmde aşağıda belirtilen 25 spor dalı bulunmaktadır.
1-100      m. .               9- 400    m. Engelli           18-Disk Atma
2-200      m.                10-3000 m. Engelli            19-Cirit Atma
3-400      m.                11-4x100    Bayrak            20-Gülle Atma
4-800      m.                12-4x400    Bayrak            21-Çekiç Atma
5-1500    m.                13-20 Km. Yürüyüş           22-Yüksek Atlama
6-5000    m.                14-50 Km. Yürüyüş           23-Sırıkla atlama
7-10 000 m.                15-Maraton                       24-Heptatlon (Bn)
8-110    m. E               16-Uzun Atlama                25-Dekatlon
(Bn. 100 Engelli)          17-3 Adım Atlama
 
 
Bunun gibi Yüzmede 17, cimnastikte 13 spor dalı mevcuttur. Yalnız bu 3 spor dalında 150 madalya dağıtılmaktadır. Bu demektir ki, Türkiye bu 3 spor dalında en az 50 sporcu ile temsil edilecektir. Birçok batılı ülke 300, 400, 600 sporcu ile olimpiyatlarda temsil edilirken ve 10 milyon nüfuslu macaristan 8 altın madalya kazanırken, şimdi biz, 114 sporcumuzla ve 2 altın madalyamızla öğünüyoruz. Bu sonuç, spordaki ağlanacak halimizdir ve sporun sporu bilmeyenlerin elinde olmasının ve de siyasi olarak şekillendirilmesinin bir sonucudur.
 
Yine bazı ülkelerden örnekler verecek olursak; Olimpiyat oyunlarında bu güne kadar ABD ortalama 900’ü altın 2250, Almanya 400’ü altın 1300, Fransa 200’ü altın 650, Macaristan 160’I altın 460, İsveç 150’si altın 475 madalya kazanmıştır. Türkiye’nin kazandığı altın madalya sayısı ise 39’ dur. Dünya devletleri içinde Türkiye 32. sıralardadır. Son 4 olimpiyat, Üniversiad ve Akdeniz oyunlarına bakacak olursak, hepsinde sonuçlar giderek kötüleşmektedir.
 
 Ülkemizde yeterince sporcu yetiştirilmemektedir. Bununla birlikte spor tesisi yoktur. Ayrıca sporun seyircisi de yoktur. Bunlar yoksa Olimpiyat düzenleyemezsiniz.
 
 
                  
         Öncesini saymazsak, olimpiyat oyunları için hazırlık ve barajı aşma süresi 4 yıldır. Gelişmiş ülkeler ilk 2 yıl içinde barajı aşacak puanları toplarlar ve son iki veya bir yıl, kıta ve dünya şampiyonaları dışında rakiplerine kendilerini göstermeden çalışırlar. Son iki yıl, genellikle spor alanlarını daha sonraki olimpiyatlara hazırlanan genç sporcular doldurur ve deneyim kazanırlar. Bizim sporcularımız ise daha çok son yıl içinde tecrübesiz sporcuları yenerek ancak baraj puanlarını doldurabilmektedirler. Böyle olunca kapasiteleri, oyunlar sırasında ancak ilk turlara yetmektedir.
        
 Cumhuriyet kızları
        
Bir de sporcularımızın cinsiyetine bakalım; 66’sı bayan 58’i erkek, yani Türkiye’yi daha çok kız sporcular temsil ediyor. 1984 yılında ekipte 46 erkek sporcuya karşın yalnızca 2 bayan, 2000 yılında ise 44 erkek sporcuya karşın 15 bayan sporcu yer almış. Bu gidişle gelecek olimpiyatlarda 80-100 bayan sporcu ile temsil edilebiliriz. Bugün Londrada alınan 5 madalyanın üçünü kızlarımız kazanmıştır. Bayan basket ve voleybol takımlarımız ilk kez Olimpiyat oyunlarında yer almışlar, çok da başarılı olmuşlardır. Bunlar Müslüman Türk kızlarıdır ve Cumhuriyet çocuklarıdır. Kızlarımız erkeklerimizden daha başarılı olduklarını kanıtlamışlardır. Fakat ülkemizde herkesten fazla hoşgörü sahibi olması gereken bazı kesimlerimiz ve birçok insanımız kızlarımızın rekora koşan bacaklarını bir seks unsuru olarak görmekten kendilerini alamamaktadırlar. Halbuki bu insanların görmeleri gereken, şampiyonluğu göğüsleyen kızımızın yarış sonrası diz çökerek, şükür için Allah’a uzanan elleridir.
Bir sporcunun Olimpiyat madalyası kazanması son derece zordur. Londra’da kazanılan madalyalar devşirmelerin değil tamamen Türk çocuklarının başarısıdır. Bu çocuklarımızı candan kutluyorum.
         Selam ve sevgilerle.      
 
*Türkiye Olimpian Derneği Eşbaşkanı, TMOK Üyesi
Dünya Uyuşturucu ile Mücadele Eden Sporcular Federasyonu Onursal Başkanı
Judo,Karate,Kuraş,Aikido,Vuşu/Kungfu Federasyonları Eski Başkanı
Judo Kuraş Derneği Onursal Başkanı
Anadolu Aydınlar Ocağı Başkanı ibrahim öztek


Bu haber 30.08.2012 tarihinde eklenmiş ve 1579 defa okunmuştur.
 
 
YAZ | OKU - BİZE ÖZEL YAZIN
Sporu ve Olimpiyatları iğrenç siyasi oyunlarınıza alet etmeyin.
Pekin'de 2008 yıllında gerçekleştirilen olimpiyat oyunlarına 68 sporcuyla katılan Türkiye, Londra'da bu sayıyı 114'e taşıdı, ayrıca Paralimpik oyunlarda 67 sporcu ile toplam 181 kişilik katılım sağlayarak tarihinin en yüksek rakamına ulaştı. Oyunlarda mücadele edecek 204 ülke arasında, sporcu sayısını yüzde 67 arttıran Türkiye, bu alanda en büyük artışı sağlayan 8. ülke oldu.
Devamı :::
Ayhan Kısrure Kim ?

Türkiye de en genç 5 dan sifu(usta) derecesine ulaşan, Tv Programları, Spikerlik, yazarlık yapan Kısrure kimdir. Çalıştığı ve ustalık derecesine ulaştığı bir çok Do branşlarından, kurduğu Sangu-chi sistemi ve hakkındaki tüm detaylar

tıklayınız
Gelmiş Geçmiş En İyi Boksör Hangisi?

 Evander Holyfield   41%
 George Foreman   0%
 Jack Dempsey   0%
 Joe Frazier    0%
 Joe Lois   0%
 Larry Holmes   0%
 MikeTyson   6%
 Muhammed Ali Clay   46%
 Oscar De La Hoya   0%
 Rocky Marciona   2%
 Vitali Klitschko   0%
 Wladimir Klitschko   0%

Bu ankete 1417 kişi katıldı

 
 
www.gsgm.gov.tr
www.beyazkusak.com
www.hapkido.org.tr
www.istanbulboks.org
www.twf.gov.tr

Listenin Tamamını Görmek İçin Tıklayınız